Bakanımız Gün Sazak Bey'i rahmet ve minnetle anıyorum

Devlet idaresinde örnek şahsiyet, Eski Gümrük ve Tekel Bakanımız Gün Sazak Bey'i şehit edilişinin yıldönümünde rahmet ve minnetle anıyorum.

Gün Sazak, bir vesile ile merhum Dündar Taşer ile tanışır. Taşer'in derin bilgi birikiminden ve sohbetlerinden etkilenerek kendi isteğiyle MHP'ye üye olur. Böylece aktif siyaset hayatı başlar. Merhum Başbuğ Alparslan Türkeş ile ilk tanışmasında Türkeş'te iyi intibalar bırakacak, ilk olağan genel kurulda, Genel Başkan Yardımcısı seçilecektir.

1977 seçimlerinde milletvekili seçilememesine rağmen Milliyetçi Cephe koalisyon hükümetinde MHP'ye verilen bakanlıklardan Gümrük ve Tekel Bakanlığına GİK üyeleri tarafından yapılan istişare ve oylamada Gün Sazak seçilir.
Gümrük ve Tekel Bakanıdır.

O dönemde Türkiye'nin tüm gümrükleri yol geçen hanıdır. Rüşvet ise hediyelik eşya halini almıştır. Bakan olduğu ilk günden itibaren 6 ay gibi kısa bir sürede kaçakçılığı (sigara, uyuşturucu,silah,hammadde,elektronik eşya vs.) bitirir. Dürüst ve namuslu memurları kilit noktalara koyarak ve yaptığı yeni tayinlerle rüşvetin önünü keser. Gümrüklere kendisi ve ekibi gece ziyaretleri yapıp müdürleri ve çalışanları kontrol eder. Kaçak Amerikan sigaralarının tekelin ürettiği sigaradan daha ucuza satıldığı bir zamanda tekelin üretim kapasitesini var olan imkanlarla 30 artırır. Türk tütünün kalitesini her mercide anlatır ve değerini yükseltir. Ülkede çayın bile karaborsa olduğu, köşe başlarında kaçak çayın satıldığı bir dönemde Çaykur'un üretim kapasitesini eldeki var olan imkanlarla iki katına çıkarak Çaykur'u düzene sokar.

Bakanlığı süresince her yaptığı görevlendirmede liyakata önem vermiştir. İşini doğru ve dürüstçe yapan memur sol görüşten dahi olsa bir üst mevkilere tayinini yaptırmıştır.

Önemli bir hatıra olarak dikkatimi çeken bir olay; Başbuğ AlparslanTürkeş bir arkadaşının ricası üzerine gümrükte çalışan, ülkücü olarak bilinen ve görevden alınan bir memurun göreve iadesi için Gün Sazak'a talimat verir. Gün Bey Türkeş'in bu sözüne karşılık "Efendim memuriyeti hakkında gelen raporlar olumlu değildir. Bu sebebten üzülerek bu isteğinizi yerine getiremeyeceğim. Eğer bu durum sizi zora sokacaksa, sağlık sorunlarımı sebep göstererek bakanlıktan istifa edebilirim" der. Başbug ise durumu böyle bilmediğini görevine mutlak suretle devam etmesi gerektiğini dile getirir.

1970 ve 1980 li yıllar Türkiye'nin en karanlık dönemidir. Farklı fraksiyonlara ayrılmış sol gruplar; Dev-Savaş, Devrimci Halkın Birliği, Halkın Kurtuluşu, PKK, TÖBDER, TİİKP- Ecevit iktidarı döneminde Pol-Der mensubu polisler ile birlikte ülkede ülkücü avına girişirler. Aslında bu fraksiyonlar kendi içlerinde de bir mücadele halindedir. En büyük eylemi yapan solun bayraktarı olacaktır anlayışına sahiptirler. Aydınlık ve Cumhuriyet gazetelerinin köşelerinde haber yapıp hedef gösterdikleri ülkücü yöneticiler aynı günler içerisinde bir suikaste kurban gidiyordur. Sadece o dönemde 200 Parti il ve ilçe başkanı ve dernek yöneticisi öldürülür.
12 Eylül sonrasında yapılan resmi açıklamaya göre; Can kayıpları 1975-1978 yılları arasında toplam 1186 dır. 1979 yılında 935 ve 1980 yılında (12 Eylül'e kadar) 2921 kişi ölmüştür. 12 Eylül gününe kadar toplam ölü sayısı 5042 dir. Banka soygunları, baskınlar, adam kaçırmalar ise cabası.

Gün Sazak 1979 yılında Lenf kanserine yakalanır. Gencecik canların şehit edilip toprağa verildiği bu dönemde kendisinin kanserden öleceğini düşünerek içerlenir ve her sözünde, duasında yanındakilere, onların yolundan gitme arzusunda olduğunu dile getirir. Bu durumu onu daha çok perçinlemektedir. Çalışmalarına daha çok ağırlık verir. Arkadaşlarıyla sohbet ederken sanki hasta olan kendisi değilmiş gibi davranır. Onun için herşey Allah'ın takdiridir.

27 Mayıs 1980 günü eşi, çocukları ve komşusu ile birlikte Eskişehşir'deki çiftliklerine giderler. Gün boyu köydeki akraba ve dostları ile sohbet eder. Aynı günün akşamı Ankara'ya dönüp evlerinin önüne gelip arabadan indiklerinde, Gün Bey bagajı açmak için arkaya geçince 5 el silah sesi duyulur ve olduğu yere yığılır. Eşi ve çocuklarının gözü önünde öldürülmüştür. Gün Sazak da artık şehitler kervanına katılmıştır.

18 yaşına bastığında günlüğüne " İnşallah aileme ve vatanıma hayırlı bir evlat olurum." yazan Gün Bey aynı yazıyı günlüğüne 30 yaşına bastığında da yazmıştır.

Gün Sazak tüm yaşamı boyunca yardımsever, dürüst ve ilkeli bir ülkücüdür.
Bir Siyaset adamı değil, bir Devlet adamıdır.

Cinayet Dev-Sol örgütü tarafından işlenmiş, Gün Sazak'ın öldürülmesi kararını veren asıl failler ise o dönem bulunamamıştır.
Eski Gümrük ve Tekel Bakanımız Gün Sazak Bey'in ruhu şad mekânı cennet olsun.


Ceyhan DÜZGÜN
Bafra Ülkü Ocakları Başkanı